Çukurca doğası petrole bulanacak

Urartu uygarlığının ilk yerleşim yerlerinden biri olarak bilinen Çukurca’nın doğal ekosistemi petrol sanayi vb. nedenlerle kirlenmemiş yegane alanlardan biri. En büyük çevreci olduklarını iddia eden AKP’nin Türkiye coğrafyasının tamamında ortaya koyduğu politikalarla doğal yapılar geri dönülmez biçimde kirletilip yok edilirken, şimdi sıra doğal habitatını sürdüren alanlara geldi. Bu alanlardan biri olarak bilinen Çukurca’da petrol sondajları başladı. Çukurca’ya gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, “Şemdinli’den Cizre’ye, Van’dan Siirt’e kadar, alan içinde çok yoğun uçakla gravite veri toplama işlemine başladık. Bu, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bir adım” olduğunu açıkladı. Albayrak, Çukurca’nın Bardaklı Yaylası’nda kurulan petrol sahasını gezdi. Burada incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi alan Albayrak, düzenlediği basın toplantısında, dünyanın en güzel ilçelerinden birinde tarihi bir günde bir araya geldiklerini söyledi.

Çukurca tarumar edilecek

Yıllardır konuşulan bir bölgede, Çukurca’da ilk derin sondajı gerçekleştirdiklerini anlatan Albayrak, bölgenin, potansiyeli ve yeraltı kaynakları itibariyle hem petrol aramaları hem de madencilik noktasında uzun zamandır konuşulan bir yer olduğunu söyledi. Irak sınırına 3.5 kilometre mesafede çalışma başlattıklarını belirten Albayrak, “Çok potansiyeli olan bir sahamız. 4 bin 450 metrelik hedef sondaj stratejisiyle önümüzdeki aylarda kuyunun neticelerini alacağız. Süreç, Çukurca’da oluşacak adımla bitmeyecek, yeni dönem başlıyor. Önümüzdeki dönem Şemdinli’den Cizre’ye kadar, kuzeyde Van’dan Siirt’e kadar alan içinde çok yoğun uçakla gravite veri toplama işlemine başladık. Türkiye’nin gelecek yıllarına her alanda olduğu gibi enerji, yeraltı kaynakları, madencilik alanında da sağlam bir adım atacağız” dedi. Albayrak’ın açıklamaları, bölgenin petrol ve maden faaliyetleri ile doğal yaşamın tarumar edileceğine işaret ediyor.

Ekosistemin düşmanı kapitalizm

Belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevrelerinin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik arz eden ekolojik sistemlere ekosistem denir. Organizmalarla cansız çevre elementleri birbiriyle sıkı sıkıya bağlıdır. Ekolojik denge doğada canlıların kendi aralarındaki ve fiziksel çevreleriyle ilişkilerini sağlıklı gelişmesine imkân tanımasıdır. İnsan da canlı bir varlık olarak bulunduğu ekosistemin bir parçası olduğu için kendisinin neden olduğu değişiklikler başka canlılara olduğu gibi eninde sonunda onu da etkilemektedir. Bu değişiklikler bazen insanın o çevrede barınmasını olanaksızlaştıracak boyutlara ulaşır. Kapitalizmin sömürüye ve kazanca dayalı acımasız yönetimleri ve bunları geri planda yönlendiren büyük şirketlerin doğa ekosistemine geri dönüşümü olmayan zararlar vermektedir. Bugün bazı bitki ve hayvan türleri tamamen yok olmuş, bazıları da yok olma yolunda hızla ilerlemektedir. Çukurca ekosistemi de çok özel bir yapıya sahiptir. Zap suyunun sağladığı yaşam ortamı binlerce yılda bölgeye önemli özellikler katmıştır. Bugün Zap suyu üzerinde inşa edilen ve edilecek olan HES’lerle birlikte ekosistemi değişime uğramaya başlıyor. Bu HES’lere ek olarak bölgede başlanan petrol ve doğalgaz sondajları sonrası bölge yaşanmaz hale getirilecek.

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi