Dersim’in Pülümür ilçesinde bulunan Karagöz yaylasında tüm zenginlikler yok ediliyor

DERSİM –  Pülümür ilçesinde bulunan Karagöz yaylasında hayata geçirilmek istenen krom madenine ilişkin konuşan Doğayı Koruma Gönüllüsü Haydar Çetinkaya, proje ile yeryüzü zenginliklerinin yok edileceğini belirterek, etkileri hakkında uyarılarda bulundu.

Dersim Doğayı Koruma Gönüllüleri, geçtiğimiz günlerde Dersim’in Pülümür ilçesinde yer alan ve Hel dağlarının güneyini oluşturan Karagöz yaylasında 1900 hektar büyüklüğünde krom maden projesinin hayata geçirilmek istendiğini açıkladı. Eşsiz güzellikteki bitkilerin ve çengel boynuzlu dağ keçilerinin (şamua) en önemli yaşam alanlarından olan Karagöz yaylasında böylesi bir projenin hayat bulması durumunda geri dönüşü imkansız tahribatların yaşanacağı belirtiliyor.
VALİLİK: YAYLALARDA ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR! 
2017 Kasım ayında Tunceli Valiliği tarafından onaylanan ve “ÇED gerekli değildir” kararı verilen Karagöz yaylasında Dimin Madencilik Şirketi tarafından yakın bir zamanda alanda çalışmaların başlayacağı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Resmi internet sitesinde yayınlandı. Öte yandan projenin hayata geçirilmesi için uzun yıllardır çalışmaların yapıldığı belirtiliyor.
BÖLGE MÜTHİŞ DOĞAL ZENGİNLİĞE SAHİP  
Doğayı Koruma Gönüllülerinden aynı zamanda Dersim’in doğasına dönük çok sayıda çalışması bulunan Haydar Çetinkaya, yapılmak istenen projeyi en ince ayrıntısına kadar incelediğini belirterek, neleri kapsadığını anlattı. Çetinkaya, Karagöz yaylalarının müthiş bir doğal güzelliğe sahip olduğunu, doğal su kaynakları açısından da çok zengin olduğunu ve bütün insanların görmesi gereken bir yer olduğunu belirtti.
‘DOĞA SÖMÜRÜLÜYOR’ 
Çetinkaya, Valilik tarafından “ÇED gerekli değildir” izninin verilmesine dikkat çekti. Çetinkaya, projede bölge ile ilgili “kes kopyala yapıştır” mantığı ile hareket edildiğini vurgulayarak, şirketlerin sermaye uğruna doğayı sömürdüğünü aktardı.
‘DOĞAYI TALAN EDEN PROJE İPTAL EDİLSİN’
Çetinkaya, “Projede çevresel etkilerin zararları hiçbir şekilde yer almıyor. Aksine bölgenin etkilenmeyeceğine yer verilmiş. Oysa baktığımızda gerçeklikten uzak doğayı talan etme üzerinde bir proje hazırlanmış. Dosya tekrardan incelenmesi gerekir. Proje iptal edilmeli. ÇED gereklidir kararı verilmelidir” uyarısında bulundu. Ayrıca, “24 hektarlık alan için izin alınmış, oysaki biz biliyoruz şirketler zamanla orayı kapsayan 2 bin hektarlık alanda da çalışma yürütecek” dedi.
ETKİLENECEK HAYVANLAR
Hazırlanan projede yaban hayvanlarının olmadığına ve olanların da etkilenmeyeceğinin yer aldığına dikkat çeken Çetinkaya, “Herkes tarafından biliniyor ki her türlü yaban hayvanları bu bölgede yaşamaktadır. İlimizde 2 farklı dağ keçisi yaşamaktadır. Biri bezuar diğeri ise şamuadır. Şamua, çengel boynuzlu dağ keçisidir. Bezuar ise yaban keçisidir. Yaban keçisi bölgenin her yerinde yaşamaktadır. Ancak şamualar belli bölgelerde yaşamaktadır. Bunlardan biride Karagöz yaylasında bulunan Hel dağlarıdır. Aynı zamanda şamualar nesli tükenmekte olup koruma altına alınan hayvanlardır. Yine boz ayı, vaşak, ur kekliği, akbaba, bir çok kuş türü de bu alanda yaşam sürmektedir. Proje ile yaşam alanlarına müdahale edilecek” diye belirtti.
BİTKİLER
Çetinkaya projeden etkilen bitkilere ilişkin de şunları ifade etti: “Etkilenecek olan bir kısım bitkiler Türkiye’de endemik, bir kısmı ise Dersim endemiği olan bitkilerdir. Çan çiçeği, horoz leyleği, lilpar, fesleğen, unutma beni çiçeği gibi sayamadığım yeşeren binlerce bitki dünya ve Türkiye koruma listesinde yer almaktadır” dedi.
SU KAYNAKLARI
Projede var olan su kaynaklarının yokmuş gibi gösterildiğine işaret eden Çetinkaya, tepkisini oradaki su kaynaklarının fotoğrafları ile gösterdi. Çetinkaya, “7 katlı bir şelale var. Türkiye’nin hiçbir yerinde böyle bir şelale yoktur. Yine eşsiz güzelliğe sahip olan göllerimiz var. Krom madeni ile doğayı bir bütün zehirlemek istiyorlar”
KÖYLER
Çetinkaya, Kocatepe, Dağbek, Sağlamtaş köylerinin de etkileneceğini, proje ile orada yaşayan insanların göç etmek zorunda bırakılacağı tehlikesine vurgu yaptı. Çetinkaya, “Bu köyler hayvancılık ile geçimini sağlıyor. Bölgede hayvancılık tamamen bitecek hale gelecek. Köyler terk edilmek zorunda kalınacak” uyarısında bulundu.
‘KROM ZENGİNLİKLERİNİ ELE GEÇİRMEK İSTİYORLAR’
Çetinkaya, “Şirketlerin kar hırsı uğruna doğa yok ediliyor. Doğa için kolaylaştırıcı olan yasaların zorlaştırılmasını istiyorum. Bölgede ciddi krom yatakları var. Krom madeni için yeryüzü zenginlikleri yok ediliyor. Bölgenin krom zenginliklerini de ele geçirmek istiyorlar” dedi.
Kaynak: MA / Semra Turan