MARDİN – Karataşlı kadınlar “90’larda bizi koruculukla tehdit ettiler, şimdi ise madenle tehdit ediliyoruz.”

Mazıdağı’nın Karataş köyü 1990’larda koruculuk dayatması ile göçe zorlandı, bu günlerde ise fosfat madeni nedeniyle kamulaştırılmaya çalışılıyor. “90’larda bizi koruculukla tehdit ettiler, şimdi ise madenle tehdit ediliyoruz. Ne olursa olsun 90’lı yıllardaki gibi direnmeye devam edeceğiz” diyen kadınlar, kepçelerin köye girişini engelliyor.

Mardin’in Mazıdağ ilçesine bağlı Karataş köyünde fosfat madenine karşı halkın tepkisi ve direnişi sürüyor. Topraklarının kamulaştırırılmak istendendiğini ve göçe zorlandıklarını belirten köylüler madeni işleten şirket olan Cengiz Holding’in taşeronları tarafından tehdit edildiklerini belirtiyor. Yıllar önce de aynı kaderi yaşayan köy halkı 90’lı yıllarda koruculuk dayatması ile karşı karşıya kalmış. Köyden çıkarılmakla tehdit edilen köylüler, “Devlet yıllar sonra yine aynı devlet” diyerek 90’larda nasıl direndiler ise şimdi de aynı şekilde direneceklerini söyledi. Geçtiğimiz günlerde köy alanında kazı yapmak isteyen kepçelere engel olan köylüler biber gazlı müdahaleye maruz kalmıştı. Yeniden direnişe geçen köylüler olası bir durum için hazırlıklara başlarken aileler ise, “Evlerimizden çıkmayacağız” demeye devam ediyor.

‘Tehditler aynı zaman farklı’

Kıyım politikasına ve tehditlerine tepki gösteren Sevda Akkuş, köyde günlerce askerlere karşı direndiklerini söyledi. Yıllar sonra yine devlet çıkarı için aynı kaderi yaşadıklarını söyleyen Sevda, 90’lı dönemlerde de dayatılan koruculuk sistemine karşı çıktıklarını dile getirdi. Koruculuk sisteminin işlemediği köye şimdi talan kültürüyle boşaltılmaya çalışıldığına değinen Sevda, “O zaman bize eğer korucu olmazsanız ‘köyünüzü yakarız’ diyorlardı. Hiç birimiz bu teklifi kabul etmedik. Şimdi yine aynı şeyleri yaşıyoruz. Yine bize çıkın diyorlar. Bu sefer evi yıkacaklar. Nasıl o zaman o baskılara rağmen evlerimizi bırakmadıysak, şimdide boyun eğmeyeceğiz” diye konuştu.

‘Bunları görünce yıllar öncesi aklıma geliyor’

Sevda, aradan geçen onca yılla rağmen Kürt tarihinin tekerrürden ibaret olduğuna dikkat çekerek, “Devlet yıllar öncede aynıydı şimdide aynı. İktidarlar değişti belki ama zihniyet hep yıkım, talan üzerinden gerçekleşiyor” dedi. Sevda, “Evlerini satan insanlar paralarını alıp gitmiş. Biz evimizi satmadığımız halde bizi de çıkarmak istiyorlar. Doğa talanına ve göçertme politikasına karşı herkes ses çıkarmalıdır” diye belirtti.

‘Ben gitsem mezarım ne olacak?’

Kamulaştırma kararına karşı evlerini satmayan ve tapularını vermeyen köylülerden Bedriye Önen, köyde tek bir tavuğunu bile şehre değiştirmeyeceğini söyledi. Doğduğundan beri bu evde yaşadığını söyleyen Bedriye, “Tapumuzu elimizden aldılar, ben evimi vermedi. Ben doğduğumdan beri bu evdeyim. Ev benim kendi evim evimin tapusu da var. Para vermediler ama verseler bile ben yine de vermem evimi. Evi versem bile benim tarlam, bağım, bahçem ne olacak. Evim köyüm gitse ben mezarımı nerde yapacağım. Ben şehri tavuklarıma bile değişmem, ben gitmem ben ineklerimi şehre kurban etmem. Dedemizin, nenemizin köyü onlara teslim etmeyiz. Annemiz, babamız herkes burada öldü bizde burada öleceğiz. Eti bank ve hükümet bir olmuş bize bunu yapıyorlar. Sizi zorla çıkaracağız diyorlar. Allah var yukarı da bizi öldürsünler yine de biz çıkmayacağız” dedi.

‘Taş ve sopayla karşılık veririz’

Kadınlar olarak kepçelere karşı taş ve sopalar ile duracaklarını ifade eden Bedriye, “ Köyümden çıkmak istemiyorum. Zulümle de çıkarırlarsa Allah bunu kabul etmez. Bir daha ki sefere taşlar ve sopalar ile kepçelerin üstüne gideriz. Evimizi köyümüzü çok istiyorlarsa gelsinler bizi burada yaksınlar sonra alsınlar” şeklinde konuştu.

‘Hile ve dolanla çıkarmaya çalışıyorlar’

Tapularını vermedikleri halde devletten para almış gibi gözüktüklerini söyleyen Bedriye, bütün suçun eti bank tapu kadastro da olduğunu dile getirdi. Hileler ile köyü boşaltma yoluna giden Cengiz Holdinge karşı konuşan Bedriye, “Yalanla dolanla bizi buradan çıkarmak istiyorlar. Ama o kadar kolay olmayacak. Herkes 80’lerde burada ki insanlar evlerini satmış gibi biliyor. Ama evini satan yurttaşların evleri de yıkıldı zaten. Şimdi sırayı bize getirmek istiyorlar. Yıllardır bu maden kapalı neden bir anda açtıkları belli oluyor zaten. Gelir gelmez köyde madende çalışan onlarca işçi işten çıkarıldı tüm işçiler dışarıdan getirildi. İstiyorsa holdingin sahibi gelsin yine de çıkmayacağız buradan” diye konuştu.

Kaynak: Şûjin