Urfa’da 9 köyün ortak merası Limak’a peşkeş çekiliyor: “İzin vermeyeceğiz!”

Ajansurfa’dan Mustafa Arısüt’ün haberine göre, Urfa’da Limak Holding’e ait çimento fabrikasına ham madde çıkarmak için köylülerin merasına el konulmak isteniyor. Söz konusu mera, Karaköprü ilçesine bağlı Kırkpınar ve Korukezen köylerinde bulunuyor ancak 9 köy tarafından kullanılıyor.

Meranın çimento fabrikası için taş ocağına çevrilmesiyle hem hayvancılığın biteceğini hem de fıstık ağaçlarının zarar göreceğini söyleyen köylüler, arazilerinin köylüyü hiçe sayacak biçimde Limak Hoding için tahsis edilmesine tepki gösterdi. Hazine arazilerini devletin kullanması ya da ağaçlandırılması halinde tepkilerinin olmayacağını belirten köylüler, işletilecek maden ocakları nedeniyle fıstık ağaçlarından alınan verimin düşmesinden endişe ediyor.

Meranın taş ocağı olması halinde verim artacakmış!

Taş ocağının verimi düşüreceğini söyleyen köylüler, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkililerini göreve çağırdı. Ancak geçen mayıs ayında görevden alınan Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Necip Özgökçe’nin imzaladığı, 30 Aralık 2015 tarihli raporda meraların maden ocaklarına dönüştürülmesi halinde bölgedeki verimin düşmeyeceği, aksine daha da artacağı savunuluyor. Aynı belgede Vali Vekili olarak Uğur Sezer’in de olur imzası bulunduğu belirtildi.

Ocak açmak değil ağaç dikmek suç oldu

Kızların Köyü’nden Abdurrahman Yavuz, mera alanını ağaçlandırmak isteyince hakkında yasal işlem başlatıldı. Yavuz, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bize zorla kâğıt imzalattılar, indirip kaldırmayın dediler. Jandarmaya benim adımı vermişler, beni şikâyet etmişler. Ben gitmedim, bana dediler sen imzalayacaksın. Bu olayı kaldırıp indirmeyeceksin.

Bizim dedemizden, babamızdan kaldı şimdi bizim elimizdedir. Hayvanlarımız orada yayılıyor, ağaçlarımız toz duman altında kalacak. Müracaat etmişler, beni şikayet etmişler. Bana dediler sen neden burayı ağaçlandırmışsın, neden böyle yapıyorsunuz, hayvanları neden buraya bırakıyorsunuz?’ Biz burayı çimentoya alacağız’ dediler. Muhtar yapmış, muhtar dedi ‘çimentoya vereceğiz.’ Bizim hayvanlarımız yayılıyor içinde, bizim ağaçlarımız yayılıyor. Burası çimento olsa ağaçlarımız hepsi toz duman altında kalır. Ben daha muhtarla görüşmedim. Biz hepimiz meralarımızı geri alacağız, avukat tutacağız.”

“Limak bizim meramıza el koymak istiyor”

60 haneli Korukezen Köyü Muhtarı Mehmet Kılıç, ise şunları söyledi:

“Şu anda Limak Çimento Fabrikası bizim meramıza el koymak istiyor. Bunu da biz halk olarak, köylü olarak, Kırkpınar ile birlikte görüşlerimizi birbirimize aktardık kesinlikle kendilerini koymuyoruz. Bizim Kırkpınar ile aşağı yukarı 400 küçükbaş hayvanımız var. Aşağı yukarı 800 tane büyükbaş hayvanımız var. Yani bunlar nereye gidecek? Artı bizim fıstıklarımız var. Yani yarın orası kül ocağı olduğu zaman bütün ağaçlarımız hepsi gidecek, yani ölecek. Onun için kesinlikle biz halk olarak, köylü olarak biz oraya koymuyoruz.”

“Alan olarak iki köyün 5 bin dönümlük alanı var. 2 bin 300 dönüm bizimdir, 2 bin 250 dönüm de Kırkpınar Köyü’ne aittir. Yüzde 99 fıstık ağaçlarındaki verim düşecek, fıstıklarımız kuruyacak. O dağ bizim su depomuzdur. O su deposu dağıldığı zaman hem bizimle Kırkpınar’ın kuyuları kurur hem de hayvanlarımız ve fıstıklarımız zarar görür. Yağmur yağmadığı zaman su depomuz dağılıyor. Bunlar herhalde çimento için, Limak bunu yapıyor. Elimizde bir meramız var, meramız da gittikten sonra yapacak bir şey yok.”

Su kaynakları da tehlikede

250 haneli Kırkpınar Köyü Muhtarı Mehmet Parmaksız ise, Orman Bölge Müdürlüğü’ne giderek meralarının ağaçlık alana dönüştürülmesini istediğini ancak Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nde bir tıkanma yaşandığını belirtti.

Fıstık ağaçlarının göreceği zararı da anlatan Parmaksız, ise Limak’ın arazilerine el koymasına izin vermeyeceklerini söyledi. Parmaksız şöyle konuştu:

“Limak dağımıza talip, biz de kesinlikle köylü olarak, vatandaş olarak, bölge halkı olarak kesinlikle buna izin vermeyeceğiz. Dağ gerçekten köyün hayatıdır. Dağ sonuçta hayati bir önem taşıyor. Bizim kırkpınarımız var. Gerçekten burada bir patlama olsa bütün sularımız kesilecek. Su olmayınca yaşantı da olmaz. İkinci sebebe gelince de bölge komple fıstık, buradaki fıstık hepsi zarar görür. Fıstık zarar görünce de meyve vermez. Meyve olmayınca vatandaş ne yapsın? Meramızı kesinlikle vermeyeceğiz. Üst yetkililere sesleniyorum, kesinlikle bu meramızdan uzak dursunlar.”

Kaynak: Sendika.Org