7-8 Haziran’da yapılacak olan 3. Hasankeyf Küresel Eylem Gününe Çağrı!

3. Hasankeyf Küresel Eylem Günü çağrısı: 7 + 8 Haziran 2019

Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin Çığlığına ve Feryadına Ses Ol!

İnsanlığın Ortak Tarihine, Doğamıza ve Kültürümüze Sahip Çıkalım!

12 bin yıllık antik kent Hasankeyf’i, 199 köyü ve üstün biyoçeşitliliğe sahip Dicle Vadisi’ni sular altında bırakacak olan Ilısu Barajı Projesinde sona yaklaşıldı. Sınır aşan sulardan olan Dicle Nehri üzerinde yapılan Ilısu Barajı sadece bölge halkı ve Türkiye halklarına zarar vermeyecek, Irak ve Suriye halklarına da büyük bir yıkıma sebep olacaktır.

Türk hükümet yetkilileri 10 Haziran 2019 tarihinde Ilısu Barajı’nda suyun tutulacağını açıkladı. Yerel halk ve dünyanın farklı yerlerinde çok sayıda grup, 20 yıldır bu projeye karşı eylem yapmıştır. Bu kampanyalar hala devam etmektedir. Bu kampanyalarla kazanımlar elde edilse bile devlet yetkilileri kör, sağır ve dilsiz rolünü oynayarak yasaları değiştirmiş ve yeni kaynaklar bulup projeye devam etmiştir. 2017 yılından beri kültürel varlıklar doğal ortamlarından yapay alanlara taşınmış, vadi ve mağaralar milyonlarca metreküp dolgu ile doldurulmuş, kayalar patlayıcılarla düşürülmüş ve restorasyon adı altında tahribatlar yapılmıştır. Binlerce yıllık kültürle şekillenen ve günümüze kendisini taşıyan tarihi Hasankeyf’in karşı tarafında yeni yerleşke yapılmıştır. Yeni yerleşkede başta altyapı, içme suyu ve konut problemleri devam etmektedir. Halkın bütün itirazları göz ardı edilmiş ve hak sahipliğinde mağduriyetler yaşanmıştır. Su tutulmasıyla beraber Dicle Nehri’nin doğal ekosistemi yüzlerce kilometrelerce boyunca bozulacaktır. Hasankeyf’in dışında Yukarı Mezopotamya’da araştırmalara konu bile ol(a)mayan yüzlerce höyük ve antik yerler de kültürel kırımın hedefindedir. Bölgede yapılan diğer baraj projelerinde deneyimlendiği ve görüldüğü üzere; Ilısu Barajı Projesi de sosyal, ekonomik, kültürel ve ekolojik kırımlara neden olacaktır. Dicle Nehri ile bütünleşen kültürel ve doğal miras alanı olan Hasankeyf’in jeostratejik, ekonomik ve siyasi çıkarlar uğruna geri dönülemez çok boyutlu yıkımlara maruz bırakıldı.

Ilısu projesinde sona yaklaşılsa da şunu vurgulamak isteriz: Zararın neresinden dönersek dönelim, projenin durdurulup iptal edilmesi etkilenen insanlara ve tüm bölgeye bir kazanımdır. Sadece dar bir ekonomik bakış açısıyla bile bu böyledir.

AİHM’in Hasankeyf için kararı da göz önünde bulundurulursa; Hasankeyf ve Dicle Vadisi’ni sular altında kalması engelleyecek katılımcı toplumsal bir mücadeleye gereksinim vardır. Daha önce 1. ve 2.si yapılan Hasankeyf Küresel Eylem Günü’nün 3.sünde 7-8 Haziran’da dünyanın farklı yerlerinde eylem ve etkinlikler yapılacaktır. 10 Haziran’da suyun tutulmasına karşı, Hasankeyf’in yaşaması ve Dicle nehrinin özgür akması için bütün kurumları, STK’ları, örgütleri 7-8 Haziran’da sözünü söylemeye ve bu yıkıma karşı ses olmaya davet ediyoruz.

01.06.2019

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi – [email protected]

Mezopotamya Ekoloji Hareketi – [email protected]