Bresser şirketi merkezinde protest edildi: Hasankeyf’teki eserlerin taşınmasından geri çekil!

Basın Açıklaması, 28 Haziran 2017

Yıllardır büyük tartışmalara olan ve Dicle Nehri üzerinde inşaatı devam eden Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi gerçekleştiğinde sosyal, kültürel ve ekolojik açıdan bölge için bir facia olacak. 12 bin yıllık tarihi Hasankeyf gibi yüzlerce arkeolojik alan yok olacak, onbinlerce insanın temel yaşam hakları ihlal edilecek ve Irak’ta çok kapsamlı ekolojik ve devamında sosyal kayıplara neden olacak. Ilısu Projesi gündemde olduğundan beri ona karşı yerel halk ve Uluslar arası sivil toplum kuruluşları karşı çıkmaktadır.

Ilısu Projesine karşı tepkileri azaltmak ve yanıltmak amacıyla Türk hükümeti Hasankeyf’te birkaç eseri taşıma çalışmasını yıllardır yürütüyor. Toplam 9 eseri ‘Yeni Hasankeyf’e taşıyarak bir arkeolojik park ile sözde tarihi kurtarıp turizmi canlandıracağını iddia etmektedir.

İki yıl önce taşıma ihalesini alan Er-Bu Şirketi, Bresser şirketini daha sonra planlamaya dahil etti. Uzun bir hazırlıktan sonra tüm eleştiri, uyarı ve protestolara rağmen 12 Mayıs 2017 tarihinde 550 yıllık Zeynel Bey Türbesi taşındı. Şimdi de bu iki şirket beş eserin taşınmasının planlamasına başladı, ikinci etapta da geri kalan üç eser taşınacakmış deniliyor. Toplam eserler şunlar: Orta Kapı, Artuklu Hamamı, İmam Abdullah Zaviyesi, Baldaken Türbesi, Süleyman Han Camii, Koç Camii, Kızlar Camii, El Rızk Camii. Bu önemli eserlerin sağlam şekilde taşınacağından süphe ediyoruz – Zeynel Bey Türbesinin taşınması sonucu büyük ihtimalle tavanında çatlamalar oluştu. Tekniki olarak bu eserler taşınabilse bile asla afedilmeyecek bir kültürel yıkım getirecektir. Hem eserlerin hem de Hasankeyf’in kendisinin büyük anlam kaybı olacaktır.

Protesto edenler şirketin ününde iki büyük pankartla toplanıp bildiri dağıtıp konuşmalar yaptı. Konuşmalarda eserlerin taşınmasının bir kültürel ve bellek yıkımı olacağı vurgulanarak ayrıca taşınmanın hem Türk yasaları hem de uluslar arası anlaşmaları ihlal ettiğini belirttiler. İhale süreci bile çok gizli ve şaibeli şekilde gerçekleşti. Bresser şirketi ısrarlı şekilde bu projede yer alarak Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) uluslar arası şirketler kriterlerini ve Avrupa Arkeolojik Mirasın Korunması Konvansiyonunu (CETS 121) ihlal etmektedir. İkisi de kültürel mirasa erişimin temel insan hakkı olduğunu varsayarak, paydaşlar ve ilgili sivil toplum kuruluşlarına danışmasını gerektiriyor. Ancak Bresser şirketi, Hollanda hükümetine başvurulduktan sonra bir defalığına telefon görüşmesi yaptı. Onun dışında hiç çaba göstermeyerek bütün sorumluluğu üstünden atıyor. Halbuki Bresser bu projede yer almasa ne Er-Bu şirketi ne de Türk hükümeti eserleri taşıyabilecektir. Bundan dolayı önümüzdeki hafta Bresser’e karşı OECD kriterlerini ihlal ettiği için bazı STK’lar tarafından yasal bir işlem başlatılacaktır!

Suyun yaşamsal bir şey olduğunu ifade etmek için protestocular ‘Av, Jiyan, Azadi’ sloganını Kürtçe ve Hollanda’ca attılar. Bunun yanında arbane ve davul zurna ile 1,5 saatlik eylem zenginleştirildi.

1,5 saat boyunca ne Bresser şirketinin hiç bir çalışanı dışarı çıktı ne de zil çalınmasına rağmen kapı açıldı.

Bresser’in şu aşamda projeden geri çekilmesi çok fazla geç olmayacaktır. Yasa ve anlaşmaların ihlal edildiğini dikkate alarak elinde böyle bir imkanı bulunmaktadır. Diğer eserler Bresser’in katkısıyla taşınırsa Bresser Yukarı Mezopotamya’da büyük bir kültürel yıkımdan birinci derecede sorumlu tutulacaktır. En son katılımcılar protestolar devam edeceğini belirterek Bresser’in peşi bırakılmayacağını vurguladılar.

Mezopotamya Ekoloji Hareketi

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi

DEM-NED

Hasankeyf Matters

Dicle ve Irak Sazlıkları Yaşatma Kampanyası

Waterkeeper 

Humat Dijla

Mountain Watch

BankTrack

CounterCurrent

The Corner House