Çiftçi-Sen Başkanı Abdullah Aysu domates zamlarını ve üreticinin durumunu “Aracılar istedikleri şekilde fiyatı organize edebiliyorlar. Devletin buna el atması gerekiyor. Bu durumda hem üretici hem tüketici kaybediyor. Çiftçi de mağdur durumda” diyerek özetliyor.

Rusya ve Türkiye arasında yaşanan domates krizi sonrası domates fiyatları çiftçi, tüketici ve enflasyon değerleri açısından en çok tartışılan vaka haline geldi. Domatesin kilogram fiyatı yüzde 61’e ulaşan zamların ardından 10 liraya kadar yükseldi.

Domatesin fiyatındaki bu artış, enflasyon verileri üzerinde yapılan hesaplamalarda halka yansıyan oranların resmi açıklamalardan daha yüksek ve daha yakıcı olduğunu da gösteriyor. Tüketici açısından alım gücünü oldukça düşüren bu zamlar sanılanın aksine üretici açısından bir gelir artışı getirmiyor. Üretici 1 liradan sattığı domatesle zararını bile karşılayamıyor. Bu büyük kâr oranı aracılar arasında bölüşülüyor.

Üretici kaygı eker, keder biçer

Çiftçi-Sen Kurucu Başkanı Abdullah Aysu domates örneği üzerinden enflasyon artışını ve üreticinin durumunu anlattı. Sendika.Org’a konuşan Aysu, domates fiyatlarındaki artışın çiftçiye hiçbir şekilde yansımadığını belirtirken, arz talep gibi iktisadi teorilerin fiyat belirlenmesinde etkili olmadığını, Türkiye’de gıda fiyatlarını belirleyenin aracılar olduğuna dikkat çekti.

Çiftçi zarar etmek yerine işsizliği seçiyor

“Aracılar istedikleri şekilde fiyatı organize edebiliyorlar. Devletin buna el atması gerekiyor. Bu durumda hem üretici hem tüketici kaybediyor. Çiftçi de mağdur durumda”diyen Aysu, ürünün üreticiden tüketiciye ulaşana kadar 6 kat pahalandığını söyledi.

Bu koşullar altında tek kazananın aracı olduğu söyleyen Aysu, tohum, ilaç ve mazot fiyatlarının yükseldiğini çiftçinin zarar etmek yerine işsizliği seçerek üretimden vazgeçtiğini belirtti. Abdullah Aysu, milyonlarca dönüm tarım arazisinin ekilmediğini ve üretici ile tüketici arasında bulunan aracıların kaldırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

“Çiftçi çapraz ateş altında kalmış durumda”

Türkiye’nin pazarının daraldığını, Rusya krizi ve Ortadoğu’da süren savaş nedeniyle üreticinin ürününü satamadığını belirten Aysu çiftçinin hakkını koruyacak bir sendikal örgütlülüğün ise olmadığına dikkat çekiyor. Sendikaların yetkisinin çok kısıtlı olduğunu ve fiyat belirlenmesine dair sendikaların bir şey yapamadığını söyleyen Aysu sözlerini şunları söylüyor:

Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizi sonrası çiftçinin ürünü elde kaldı. Türkiye 3 pazara ürün ithal ediyor. Bunlar Ortadoğu, Rusya ve Avrupa. İktidarın politikaları sonucu iki kalem pazar yok ediliyor. Buna rağmen çiftçilere telafi edici ödemeler yapılmıyor. Üretici kaderiyle baş başa bırakılıyor. Tohum ilaç ve mazot fiyatları yükseliyor. Üretici adına pazarlık yapacak sendikaların yetkileri düzenlenmiyor.

Çiftçi üretiyor ürün elinde kalıyor. Türkiye’de domates ithalatı yapılıyor. Çiftçi çapraz ateş altında kalmış durumda. Elzem olmadıkça ithalata izin verilmemeli. Çözüm olarak ise sendikaların örgütlü mücadele olanakları ve yetkilerini genişletecek demokratik bir ortam sağlanmalı.

Tarım ithalatçısı Türkiye

Türkiye, artık en temel ürünlerin bile ithalatçısı durumuna düştü. CHP’nin hazırladığı tarım raporuna göre, AKP iktidarında Türkiye’nin tarım ithalatı 126,5 milyar dolara ulaştı. Domates ihraç edecek pazar arayan Türkiye’nin domates ithalatçısı olduğu ortaya çıktı.

Kaynak: BirGün