Kars Barajı Nedeniyle Köylüler Göçertildi

Kars merkeze bağlı Boğazköy ile Susuz ilçesine bağlı Çamçavuş köyleri, DSİ tarafından yapılan Kars Barajı nedeniyle elektrik ve suları kesilerek göç ettirildi. Altyapısı, suyu ve evleri tamamlanmayan farklı bir alana yerleştirilen köylülerin bir bölümü ahırda hayvanlarıyla birlikte kalıyor.
Kars merkeze bağlı Boğazköy köyü ile Susuz ilçesine bağlı Çamçavuş köyü, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılan Kars Barajı nedeniyle boşaltıldı. Devlet tarafından arazileri ucuz bir şekilde alınarak önce elektrikleri sonra suları kesilen köylüler evlerinden zorla çıkarılarak barajın karşı tarafında hiçbir altyapısı olmayan bölgeye gönderildi.  Birçok köylü yeni yerleştikleri yerde ahırlarlarda ya da tek odalı evlerde kalıyor.
DSİ: KÖYÜ BOŞALTIN
2010 yılında ihalesi yapılarak 2011 yılında inşaatını başlanan baraj için köylülerin arazileri ucuz fiyatlarla kamulaştırılırken, köylülere 1 dekar başına 3 bin TL para verildi. Devlet Su İşleri (DSİ), 2018 yılı içerisinde barajın tamamlanması ile birlikte Boğazköy ve Çamçavuş köylülerine ihtarname göndererek köyleri boşaltmalarını istedi. DSİ 24. Bölge Müdürlüğü tarafından yerleri kamulaştırılan köylülere gönderilen yazıda şu ifadeler yer aldı; “D.S.İ. 24. Bölge Müdürlüğü tarafından yerleri kamulaştırılan, İlimiz Merkez Boğazköy Köyü ile Susuz İlçesi Çamçavuş Köyü’nün eski yerleşim yerlerinin baraj suyu altında kalacağı, bu nedenle, en kısa zamanda köy tüzel kişiliğinden arsa satın alınıp, konutlarının inşaatlarına başlamaları yönünde 26.07.2018 tarihindeki yazımızla, söz konusu köyler İl Müdürlüğümüzce defaten uyarılmıştır.”
KÖYLÜLER SÜRGÜNE ZORLANDI
Uyarı yazısının ardından baraj kapakları kapatılırken, su seviyesinin yükselmesi üzerine köylüler köyü terk etmek zorunda kalarak devletin kendilerine gösterdiği barajın hemen karşısındaki alana yerleşti. Hiçbir altyapısı, elektriği, suyu olmayan alana yerleşen köylülerin bir bölümü kendi imkanları ile ev yapmaya başlarken, bir bölümü ise “Kendi evini yapana yardım” metoduyla bankalara yönlendirilerek borçlandırıldı. Köylüler ayrıca yeni yerleştikleri yerde de aldıkları arazi kadar borçlandırıldı. Çamçavuş köyünden 77, Boğazköy köyünden ise 54 ailenin bir çoğu ev yapamadıkları için kimisi ahırlarla hayvanlarla, kimisi çadırlarda, kimi ise tek odalı evlerde kalıyor. Suyu, altyapısı ve yolları yapılmayan köylüler yetkililere isyan ederken, devletin eski köylerinde elektrik ve sularını keserek kendilerini adeta sürgüne zorladıklarını söyledi.
‘BİZİ YILDIRARAK GÖÇE ZORLADILAR’
Çamçavuş köyü sakinlerinden Binnet Pelen, “Yeni yerleştiğimiz alanın hiçbir altyapısı yapılmadan oradaki elektrik ve suyumuzu kesip bizi buraya taşınmaya mecbur bıraktılar. Altyapı, su hiçbir şey yapılmadan bizi buraya gönderdiler. Bir ay önce elektrik verdiler ama su, altyapı, kanalizasyon yok. Biz valiye giderek bir ay müsaade istedik ama bize bir ay bile müsaade bile etmediler. Hemen köyü boşaltınca çok zor durumda kaldık. Buraya taşındığımızdan beri banyo yapacak su bile bulamıyoruz.Tüm yapılanlar kasıtlı olarak yapıldı. Bizi yıldırarak köyden göç etmemizi sağladılar” dedi.
‘EKMEK ALACAK DURUMUMUZ BİLE YOK’
Devletin köylerindeki arsalarını 12 bin TL’ye kamulaştırarak kendilerini köyden çıkardığını söyleyen köylülerden Halit Menel de yaşadıklarını şöyle anlattı: “Benim diğer köyde evim vardı. Benim arsalarımı 12 bin TL karşılığında alıp bizi buraya gönderdiler. Bana verilen para tek odalı bir eve bile yetmedi, köylülerden borç aldım ve tek odalı bir ev yaptım.  Ben aylık 400 TL’lik sakat maaşıyla geçinen bir insanım. Şimdi yaptığım bu borcu nasıl ödeyeyim? Artık ekmek alacak durumda bile değilim. Biz köyümüzü boşaltmak istemiyorduk ama zorla evlerimizi boşalttırdılar. Birileri gidip devletle anlaştı, biz de mecbur olarak köyden çıkmak zorunda kaldık. Bazı köylüler baraj yapılması için ısrar ettiler ve en sonunda baraj yapıldı. Baraj yapıldıktan sonra da hepsi mağdur oldu.”
‘BİZİ ZORLA GÖÇ ETTİRDİLER’
Köylerinin boşaltılmasıyla birlikte 100 yıl öncesine geri döndüklerini söyleyen köylülerden Ayfer Ucungan da, yaşadıklarını gözyaşı içerisinde anlattı. Ucungan,”Buraya bizi zorla göç ettirdiler ve burada ne yolumuz ne suyumuz var. 100 yıl önce elimizle çamaşır yıkıyorduk şimdi yine aynı döneme döndük. Baraj suyu zaten içilemeyecek bir durumda ama suyu getirip ihtiyacımız için kullanıyoruz. Ne devlette ne köy muhtarında iş var. Bizi adeta buraya sürgün ettiler. Madem köy baraj suyu altında kalacaktı o zaman taşındığımız bu köyün altyapısını ve tüm ihtiyaçlarını karşılasalardı da sonra bizi çıkarsalardı. Bir yere taşınmak için önce elektrik, su, yolun olması gerekiyordu ama bunu yapmadılar. Eski köyümüzde elektriğimizi, suyumuzu kesip bizi boşaltmaya mecbur bıraktılar. Aynı mağduriyetler burada da devam ediyor” diye konuştu.
‘DEVLET BİZİ SUYUN ALTINDA BIRAKTI’
Devletin köy ile birlikte kendilerini suyun altında bıraktığını söyleyen Figen Ucungan da, hayatlarının en zorlu günlerini geçirdiklerini belirtti. Taşındıkları yeni yerde evlerini dahi yapmaya izin verilmediğini aktaran Ucungan, “Evlerimizi yaptıktan sonra bizi köyden çıkarmalarını istedik ama kabul etmediler. Bizi köyden çıkarıp bu çadırlara, ahırlara mahkum ettiler. Şuan hiçbir şeyimiz yok. Kış geldi hala ev yapmadık. Kar, kış soğuk geldi ve çok mağdur durumdayız. Taşıdığımız eşyalarımız hepsi çöp oldu. Devlet üç kuruş para verdi onu da burnumuzdan getirdi. Diğer köyümüzü su bastı oradan kaçarak buraya geldik ve ancak canımızı kurtardık. Biz köyden hiçbir şey getiremedik ve her şeyimiz suyun altında kaldı. Malımız, kazımız, tavuğumuz orada kaldı” dedi.
‘KIŞIN ORTASINDA EV Mİ YAPILIR?’
Yeni taşındıkları yerde tek bir evin dahi bitirilmediğini söyleyen Ucunga şöyle devam etti: “Kış geldi ama ne yakacağımız, ne evimiz ne de yiyeceğimiz var. Kredi çeke çeke artık öldük. Bir gelirimiz, bir maaşımız, kimsemiz yok. Ben ve eşim tek başımıza kaldık. Herkes şuan aynı durumu yaşıyor. Suyumuz yok, elektriği de çok sonradan verdiler. Yaşadığımız yeri herkes görsün ki, ne halde olduğumuz bilsin. Yazık değil mi bu insanlara? Benim eve serecek hiçbir şeyim bile yok. Bu kışın ortasında ev mi yapılır? Devlet bize ne para verdi ki biz ev yapalım. Zaten verdiğini de burnumuzdan getirdi. Şuan bulunduğumuz yerde su olmadığı için tankerle bize su gönderiliyor. O kirli tanker suyunu içe içe hepimiz hastalandık. Üç-dört hayvanımız var ama ne yem ne saman alabiliyoruz. Üstümüze kar yağacak ve bizler bu karın altında kalacağız.”
‘DEVLETİN ADALETİ BUYSA BATSIN’
Yaptığı ahırın bir bölümünde kendisi, diğer bölümünde ise hayvanları kalan Mühendis Menal, yaşadıklarını şöyle dile getirdi; “Ben ahırın bir bölümünde yatağımı kurdum ve hayvanlarla ahırda kalıyorum. Gelirimiz yok, maaş yok. Perişan, aç ve susuz kaldık. Eski köyde geçimizi sağlıyorduk ama burada yapamayacak durama geldik. Yerimiz, yurdumuz kalmadı. Devletin adaleti buysa adaletleri batsın” dedi.
‘BİR BİRİMİZDEN BORÇ SU ALIYORUZ’
Köyün taşınma süreçleri ve yaşananları özetleyen köylülerden Atilla Ucungan ise şöyle konuştu: “Mart ayında bize bir yazı gönderdiler, köyün baraj altında kalacağını söyleyerek evlerimizi boşaltmamızı istediler. ‘Bize yer gösterin’ dedik burayı gösterdiler. Buraya geldik ama ne elektrik, ne suyumuz , ne yolumuz var. Bunlar olmadığı için ne ile inşaat yapacağız? Geldik buraya ve kendi imkanlarımızla bazıları küçük odalar yaptı bazıları ise hiç yapamadı. 2 aydır geldik buraya ama son 15 günde elektrikler verildi. Suyumuz olmadığı için kirli tanker suyu içiyoruz. Biz artık bir birimizden borç su almak zorunda kalıyoruz. Devlet bize yardım etmedi, bunu yapmadığı gibi ‘iki ay içerisinde köyü boşaltın’ dedi. Evlerimiz, mezarlarımız suyun altında kaldı. Ancak kendimizi buraya attık. Burası hayvancılık bölgesi, burada hayvan besliyoruz. Geldiğimiz yerin iki tarafı baraj, bir tarafı anayol, diğer tarafı ise kum ocaklarıdır. Biz böyle bir yerde nasıl havyan besleyelim? Bizi adeta buraya hapsettiler. Burası şehir planına göre yapılıyor ama biz köy istiyoruz. Burada hayvanların pisliğini dökecek yerimiz bile yok. Köylünün malzemesini, traktörünü koyacak yeri bile yok.”
KANALİZASYON BARAJA AKIYOR
Kars’ın tüm kanalizasyonunun baraja aktığını söyleyen Ucungan, “Burası şimdiden bile kokudan geçilmiyor. Su yükseldiği zaman bu kokuya kim dayanacak? Kars’ın kanalizasyonu arıtılmadan buraya veriliyor. Devlet suyun önünü kesip ‘al size baraj’ dedi. Hayvanlar bile o barajdan su içemez. Bizim kaldığımız yerlerde hayvan bile duramıyor. İnsanlar hayvanlarla birlikte ahırlarda yatıyorlar. Bu devlet herkese yardım ediyor da bu 70 aileye mi yardım edemiyor?” diyerek isyan etti.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı