Prof. Beyza Üstün: Ekosisteme müdahalelerin bedelini tüm canlılar öder

“Üretim Reform Paketi”yle birçok alanın maden ve sanayi alanlarına dönüşeceğini belirten HDP Ekolojiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Profesör Beyza Üstün, rant için ekosisteme müdahale edildiği zaman bunun bedelini tüm canlıların ödeyeceğini söyledi.

TBMM gündemine 7 kez gelen ve tepkiler üzerine zeytinlik alanlarının işletmeye açılmasının önünü açan maddenin çıkarıldığı “Üretim Reform Paketi” hala Meclis gündeminde. Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından Meclis’e sunulan 76 maddelik, “Sanayinin geliştirilmesi ve üretimin desteklenmesi amacıyla bazı kanun ve KHK’lerde değişiklik yapan kanun tasarısı”nı değerlendiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekolojiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Profesör Beyza Üstün, AKP’nin yaşam alanlarına ilişkin izlediği politikalarla sermayeyi arkasına aldığını ve iktidarını da bu şekilde sürdürdüğünü söyledi.

AKP’nin, kapitalizmin krizinden kendisini kurtarmak için hem yaşam alanlarını hem de doğrudan doğal alanları sermayeye teslim ettiğini belirten Üstün, “Türkiye’de giderek derinleşen bir ekonomik kriz var. AKP, yaşanan ekonomik krizi hissettirmeyecek şekilde kıyı, mera, zeytinlik, ormanlık alanlar gibi doğal alanları sermayeye peşkeş çekiyor” dedi.

‘BU YASAYI TEKRARDAN GETİRECEKLER’

Zeytinlikler ile ilgili yasanın ilk kez 2012’de gündeme geldiğini hatırlatan Üstün, “Bu dönemde 14 ay zeytinlikler kullanıma açıldı. Sonra idare mahkemesi bu yasayı durdurdu ve iptal etti. Bu dönem içerisinde 13 bin dekarlık bir alan tamamen kullanıma açıldı. Bunları tartışırken, bir yandan da işlerini yürütüyorlar. Şimdilik, kamuoyunun tepkisi üzerine bu yasa durduruldu. Ama tamamen durdurulmuş değil. Bu yasayı tekrardan getirirler. 7 kez getirildiğine göre; daha çok getirirler. Bu alanları madene ve saniyeye açmaya çalışıyorlar. Bu alanları, Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın alanına veriyorlar. Herhangi bir alanı yetkililer, teknoloji alanı ilan edebiliyor. Bu alanlar zeytinlik, mera, kıyı, ormanlık gibi alanlar olabiliyor. Bu alanların da sınırları yok” dedi.

‘EKOSİSTEM TEHDİT ALTINDA’

“Acele kamulaştırma”yla her türlü alanın kamulaştırılıp bu alanların sermayeye açıldığını kaydeden Üstün, “Daha önce dereleri, suları peşkeş çekiyorlardı; şimdi de ormanları, meraları, kıyıları, zeytinlikleri; yanı sıra tüm bağ ve bahçeleri sermayeye açmak için düzenleme yapacak. Hızlıca maden alanlarına yer açıyorlar. Bu da oradaki alanların ekosistemini tehdit ediyor. Bütün alanlar artık maden, enerji, inşaat benzeri şirketlerin cirit attığı alanlara dönüşecek” diye konuştu.

‘BUNUN BEDELİNİ TÜM CANLILAR ÖDER’

Alanların sermayeye açılmasının ardından oluşabilecek tehlikelere de dikkat çeken Üstün, “Ekosistem bozulacak. Doğal denge bozulacak. Yine bu alanlarda yaşayan canlılar, bunun bedelini ödeyecek, birçok canlı yok olacak. Arılar yok olduğunda yaşam sona erir. Bir dönemler dünyada dinozorlar yaşardı. Onların yaşam alanı bozulduğu için o tür yok oldu. Dünyanın uzun erimli değişimine bakıldığında, canlıların doğal akışlarına müdahale ederseniz, doğanın bütününe alt ve üst katman arasındaki ilişkiye müdahale ederseniz sonucunu burada yaşayan canlılar ödeyecek. Ekosisteme müdahale ettiğiniz zaman mutlaka onun içinde yaşayan tüm canlılara müdahale etmiş oluyorsunuz. Bunun sonucunda kimi yerlerde kuraklık, aşırı yağış görülür. Her şeyi para biriktirmek için yapılacak olan üretimlere doğru akıtırsanız, bunun bedelini tüm canlı sistem ve bizler de ödeyeceğiz” dedi.

Kaynak: Dihaber