Savur’un doğası yok ediliyor: Biz koruyoruz devlet satıyor

Savur’un doğasını tahrip eden 6 mermer ve taşocağına 7 tane daha eklenmek isteniliyor. Kurulmaları için büyük bir ormanlık alanın statüsüne son verilen ocaklara tepki gösteren yurttaşlar, “Biz koruyoruz, devlet satıyor” diye isyan etti.  Mardin’in Savur ilçesinde faaliyet gösteren taş ve mermer ocakları, bölgede yaşayanlara verdiği zararın yanı sıra büyük bir doğal tahribata neden oluyor. İşler durumda olan 6 taş ve mermer ocağına yenileri eklenmek isteniyor. Ocakların 2’si Nazmi Kavak’a, biri Abdulhakim Sağlam’a ve diğeri ise Azimsan Yapı Hayvancılık, Madencilik Sanayi Ticaret ve LTD. ŞTİ.’ye ait. 2 adet taş ocağı ise, Devlet Su İşleri (DSİ) 10’uncu Bölge Müdürlüğü’ne ait kırma, eleme tesisi adı altında faaliyet yürütüyor.  

7 OCAĞIN AÇILMASI AN MESELESİ 

Faaliyette olan ocakların yanı sıra 7 adet taş ve mermer ocağı da Mardin Valiliği’nin onayına sunulmuş durumda. Söz konusu ocakların açılması için Zeki Cengiz, Abdulhakim Sağlam, Alaattin Çetin ve Azimsan Yapı Hayvancılık, Madencilik Sanayi Ticaret ve LTD. ŞTİ. tarafından Mermer-Dekoratif Amaçlı Taş Maden Sahası açılması yönünde bir süre önce Mardin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu sunuldu. Yine, yapılan başvurulardan biri Edip Basınç’a, 2’si ise DSİ 10’uncu Bölge Müdürlüğü’ne ait. Blok mermer ocağı ve 2 adet taş ocağı için hazırlanan ÇED raporları da ilgili müdürlükten onay bekliyor.  7 başvuru için de, “ÇED gerekli değildir” yönünde raporun verileceği ileri sürülüyor.  

ORMANLIK ALANLARIN STATÜSÜ KALDIRILDI 

Yıllardır bölgede faaliyet gösteren ocaklar, bugüne kadar ağaç kıyımından çekinmedi ve maden sahalarından çıkan taş ve toprak yığınlarını rastgele ortalığa dökmeye devam ediyor. Bölgede birçok ağaçlık alan bu taş ve toprak yığınlarının altında bırakıldı. Bundan kaynaklı hayvanların otladıkları mera alanlarının birçoğu ya mera statüsünden çıkarıldı ya da büyük zarar gördü. Öte yandan, bölgede ocaklar için daha fazla alan açılması için büyük bir ormanlık ve mera alanının statüsüne son verildi.  

TARİHİ DE YOK EDİYORLAR 

Bölgede taş ve mermer ocaklarından en fazla etkilenen köylülerin anlatımlarına göre, ocakların çalışma sahalarında bugüne kadar çok sayıda mağara, tünel ve tarihi yapı ortaya çıktı. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmasından kaynaklı önemli bir yere sahip olan bölgede çıkan bu yapıların üstü ise, yine ocak sahipleri tarafından kapatıldığı belirtildi.  

KAPATILMALARI İÇİN İMZA TOPLADILAR 

Tüm bunların yanı sıra, bölgedeki yurttaşların ocakların kapatılması yönünde verdikleri mücadele ise devam ediyor. Ocaklarından en fazla etkilenen İçören (Teffe) kırsal mahallesi halkı, maden sahalarının kapatılması için imza topladı. Yurttaşlar, Mardin Valiliği ve Savur Kaymakamlığı’na imzaları göndererek, taş ve mermer ocaklarından gördükleri zararları da aktardı. Yurttaşların yapmış oldukları başvurulara ise, şu ana kadar herhangi bir cevap verilmedi. 

‘KÖYDEN ÇIKMAK ZORUNDA KALACAĞIZ’ 

Ocakların kapatılması için başlatılan imza kampanyasına öncülük eden 62 yaşındaki Seyfettin Yalçın, “Meralarımızın taş ocaklarına peşkeş çekilmesini kabul etmiyoruz. Meralarımız bozuluyor, bunu nasıl kabul ederiz. Köyümüzde hiç yoksa 4 bin hayvan var. Bunlar köyün dört bir yanını almışlar bu kadar hayvan nerde otlanacak” diye sordu. “Devlet meralarımızı satsa, biz de köyden çıkmak zorunda kalacağız” diyerek, köylerinin boşaltılmak istendiğini işaret eden Yalçın, “Devlet bize sormadan meralarımızı sattı. Köyde 300 imza topladık. Valiliğe ve Kaymakamlığa verdik. Cumhurbaşkanlığı ve Tarım Ve Orman Bakanlığı’na dilekçe yazdım. Biz hakkımız olanı istiyoruz. Devlet vatandaşının hakkını yememeli” tepkisinde bulundu.  

‘BİZ AĞAÇ KESMEYE CESARET EDEMEZKEN…’ 

Taş ve mermer ocaklarının zararlarının saymakla bitmeyeceğine dikkat çeken Yalçın, “Merayı ve ormanı tahrip ediyor, geride hiçbir şey bırakmıyor. Biz bir tane ağaç bile kesmeye cesaret edemezken, şimdi taş ocağı yapılıyor. Biz doğamızın tahrip edilmesini istemiyoruz. Biz dağlarımızı koruyoruz, devlet satıyor” dedi.   İbrahim Yalçın da, aynı firmaya ait başka bir taş ocağının daha önce eksik belgeleri olduğundan kaynaklı faaliyetinin durdurulduğunu aktararak, “Eski taş ocağında tarihi eserler çıktı. Ocak bunları parçalayıp tahrip etti. Eski ocak durdurulunca yanı başına taşındılar” bilgisini paylaştı. Taş ocaklarının doğaya zarar verdiğini hatırlatan Yalçın, “Köyümüzde böyle bir şeyin yapılmasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Köyümüzün etrafının neredeyse hepsi için belge almışlar, hepsini tahrip edecekler. Doğayı yok edecekler. Yetkililer sesimizi duysun” diye seslendi.  Hamit Tümenci adlı yurttaş ise, “Meralarımızı almışlar, biz hayvanlarımızı nerede otlatacağız” diye sorarak, ocakların kapatılmasını istedi.

Kaynak: MA