Silopi Termik Santrali için basın açıklaması yapıldı

                                                BASINA VE KAMUOYUNA

Şırnak ilimizde 90’lardan itibaren askeri güvenlik politikaları adı altında köylerimiz boşaltıldı,  dağlarımız, meralarımız ve ormanlarımız bombalanarak yakıldı. Yine aynı şekilde güvenlik adı altında Şırnak il sınırımız boyunca onlarca baraj yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. 35 senedir yaşadığımız coğrafyanın doğası sürekli tahrip edilip yok edilmek isteniliyor. Askeri ve güvenlik politikaları adı altında yapılan bu  siyasi müdahaleler yaşam alanlarına önce saldırıp sonra şirketlerin kullanımına açan politikalar içinde enerji politikaları giderek bölgeye hakim olmakta, İnsan ve doğa yaşamına tamamen aykırı olan ve önemli bir şekilde sağlık sorunlarına sebebiyet veren  termik santraller sözde yatırım adı altında HES lerin ardından yenileri eklenerek ya da var olanların kapasiteleri arttırılarak ve etrafında yöresinde kömür ve taş ocaklarına verilen  izinler ile birlikte bölgede yaygınlaşmaya başladı. Silopi ilçemizde ilk önce; ilçe merkezine 3 kilometre uzakta bulunan BOTAŞ termik santrali daha sonra ise, Selçik Girêbiya köyü civarında Ceytaş termik santrali kuruldu. 

Son 3 senede 511 şüpheli kanser ölümü!

Türkiye İstatistik kurumundan aldığımız verilere göre son 3 senede bölgemizde yaşanan ölüm sebeplerini incelediğimiz zaman son üç senede faaliyet gösteren termik santrallerinin yarattığı hastalıklardan ötürü il genelimizde 511 ölümün gerçekleştiği düşünülmektedir. Bunun ile birlikte yine aynı şekilde Silopi ilçemizde 11 bin engelli yurttaşımızın olması ve bu sayının giderek artması ciddi bir şekilde kaygı vermeye devam etmektedir.

Sağlığımız bozuluyor, Termik Santraller istemiyoruz!

Hava kirliliğine neden olan bütün bu kirleticiler solunan havayla akciğer kanseri, kronik bronşit,

Astım ve kalp hastalıkları başta olmak üzere çok sayıda sağlık sorununa neden oldular; Özellikle de çocukların, kronik hastalığı olanların (kalp ve akciğer hastalıkları olanlar başta olmak üzere) ve yaşlıların hastalanmasına veya mevcut hastalıklarının ağırlaşmasına neden olarak erken ölümlere yol açtılar.

Ayrıca içerdikleri ağır metallerle insanların sinir sistemini etkileyerek, anormal doğumlara neden

Oldu, gelişme ve öğrenme yeteneğini azalttı. Salınan Radon gazı kanser vakalarını arttırdı,

Çıkan gazlar asit yağmurları oluşturdu bu da toprağın kimyasını bozarak, verimi azalttı, ağaçlarda kurumaya yol açtı, hayvancılık, su ürünleri ve arıcılığın olumsuz etkilenmesine sebep oldu.

Şırnak ve çevresinde yakılan ormanlar sonucunda yeraltı ve yerüstü suları ve soluduğumuz hava artık temizleyemez,  desteklenemez durumda iken dağlara ovalara yapılmaya devam eden termik santrallar, kömür ve taş ocakları işletmeleri sonucunda hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği giderek artmakta.  Biliyoruz ki hava kirliliği arttıkça hava kirliliğine bağlı ölümler artmakta;  Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 3,7 milyon kişinin açık alan hava kirliliği yüzünden hayatını kaybettiğini bildirmektedir.

Yaşadığımızın en verimli ovalarından birinin göbeğinde yapılan Termik Santral tarım ve geleceğimize ihanettir.

Yaşadığımız bu bölgede ağırlıklı olarak;  Buğday, mısır, fındık, sebze ve pamuk ekimi yapılmaktadır. Büyükbaş,

Küçükbaş hayvancılık, diğer geçim kaynakları arasındadır.

Bölge çiftçilerimiz, var olan termik santralinden dolayı tarım alanında son zamanlarda ektikleri ürünlerinin gittikçe verimsizleştiğini ve son yıllarda sürekli zarar ettiklerini her platformda dile getirmektedirler.   Geçimlik yaşamımız giderek yok olmaktadır. Tarımın yapılamadığı bir yörede beslenme giderek bozulacak, yoksulluk derinleşecektir.  

Hiçbir teknoloji insan hayatından daha değerli değildir

Termik Santral faaliyete geçtiği tarihten beri yılda 1.600.000 ton taban külü ve uçucu kül ile 350.000 ton

Alçı taşı olmak üzere ortaya çıkan toplam 1.950.000 ton atığın bertarafı sırasında çevre ve

İnsan sağlığını kaygı verici şekilde problemler yaşanmaktadır. Bizler bu durumu kabul etmiyoruz. 

Kömür ayrıca küresel ısınmaya neden olan sera gazları arasında birinci sırada gelen karbon

 Oksitlerin en önemli kaynağıdır.  Buna rağmen kurulan ve işletilen bu termik santralden çıkan atıkların hava, su ve toprak kirliliğine yol açtığı ve toplum sağlığını olumsuz bir şekilde etkilediğini gerek yaşadığımız coğrafya,  gerekse Dünya ölçeğinde örnekleriyle ortadadır.

Biliyoruz ki; bacasından salınan poliaromatik karbonların (PAH’ların) , asit yağmuruna neden olan kükürt oksitlerin, külü ile ortama yayılan ağır metallerin yaşam üzerindeki etkisi tüm canlıları tehdit ederek yıkıcı, yok edici ve öldürücüdür. Bu etki sadece Şırnak ve çevresini değil rüzgar ve yağmur gibi atmosferik taşıyıcılarla ulaşabildiği her yeri her canlıyı etkileyecektir.

O dönemde rant peşinde olanlara söylüyoruz: Hesap verin !

Faaliyete geçtiği dönemlerde Bölge halkımızın tepkilerini ve muhalefetini önlemek adına, büyük bir iş kapısı olarak lanse edilen Ceytaş Termik Santrali, halkın ekonomik mağduriyetinin önüne geçileceğine dair göz boyama propagandası yürüten rant peşindeki yetkililerce, masum halkın çaresizliği ve iyi niyetinin hedef alınması bölgemizin yaşadığı bu sorunların asıl sorumlularıdırlar.

Dolayısıyla;

Doğamızı talan etmek isteyenlere artık izin vermeyeceğiz.

Gözünü para ve rant hırsı bürümüş sermaye sahiplerine sözümüz;

Ovamıza, doğamıza karışma, bırak nefes alalım.

Enerji sorunumuz olursa ihtiyacımız kadarını üretebileceğimiz santraller kurarak güneşimiz, rüzgârımızla sorunumuzu çözeriz. ,

Biz yöremizde geçimlik yaşamımızı şirketlere mahkum olmadan sürdürmeye kararlıyız, sağlıklı yaşamak istiyoruz. Tüm canlılar adına, birlikte yaşadığımız halklar adına; termik santralleri, HES leri, dağımızı ovamızı delik deşik eden kömür ve taş ocakları işletmelerini kısaca Enerji ve Maden şirketlerini istemiyoruz.